Bizden selam olsun: bir gezi hatırası

18 Nisan 2010 Pazar

bir gezi hatırası



Hayalleriniz gerçek olsun..

Pazar, Nisan 18, 2010 - MÜNÜBÜS YOLCULARI
Kategori: geziyazilari


Sizlere bir gezi hatırası anlatayım. Bildiğiniz gibi ben Gebze’de oturuyorum.Ekseriya Gebze-Harem Münübüsleriyle seyahat ediyorum. Çok sevdiğim İstanbul’a ya bir iş için, ya da gayesiz sadece gezmek için gidiyorum. Kozyatağından her zamanki gibi , Gebze münübüsüne bindim. Bir genç yer gösterdi. Teşekkür ederek oturdum. Maltepe durağına geldiğimizde yanımdaki yolcu indi. Ben de bir öğrenci kardeşimize işaret ederek oturmasını istedim. Çünki, omzuna astığı okul çantası( daha doğrusu küçük bir bavul) ona zahmet veriyordu. Sevinçle yanıma oturdu. Bavulunu da ayaklarının dibine sığdırdı.

Cevizli durağında bir hanım, beyi ve beş yaşlarında çocuğu ile araca bindi. Yanımdaki genç hemen yer gösterdi. Çantasını da ayaklarının dibine almak istedi. Ben ise daha ziyade küçük bir bavula benzeyen bu çantayı kendime doğru çekerek, elimle dursun işareti yaptım. O kardeşimiz de başıyla peki öyle olsun gibilerden cevap verdi. Yanımdaki kadın çocuğunu sıkı sıkı sarmalamış bir vaziyetteydi. Çocuğunu iyice tutabilmek için, elindeki su şişesi ve siyah poşetini birazı benim ayaklarımın hizasında olan, çantanın üzerine bıraktı. Şoför arkadaşımız, önünde giden münübüsü geçmek ve bir durak sonraki müşterileri kapmak için manevralar yapıyordu. Tabii bizde savrula savrula gidiyorduk.

Ansızdan yanımdaki kadının çocuğu boğulur gibi sesler çıkardı. Hemen sürücü arkadaş münübüsü sağa çekti. Ve:

-Teğzeciğim çocuğun ağzından elini çek, ölecek. Dedi.

Gerçekten zavallı anne çocuğunun ağzını gayri ihtiyari kapatmış ve araç kirlenmesin diye çırpınıyordu.

Elini çeker çekmez çocuğun ağzı açıldı. Bütün şiddetiyle içini boşaltıverdi. Tabiiki benim önümde duran ve büyük bir kısmı da kadının tarafta kalan çantanın üzeri, battı, çıktı. Kadına yer veren delikanlı önce çantaya sonra da bana baktı. Sanki benim yüzümden böyle olmuş gibi ve saygı da kusur etmeden o gözler yine de beni suçluyordu. Çantası mutlaka yıkanacaktı. Acaba evinde annesi varmıydı. Ya da bu anne üveymiydi. Gözlerine dikkatle baktığımda şüphem daha arttı. Bu ara münübüs şoförü:

-Teğzeciğim sırtına vur. Çocuk boğulacak diye çırpınıyordu. Zavallı yavru ise bir yandan kesik kesik öksürüyor ve bükük boyunla annesine minnetle bakıyordu. Az önce bir başka araçla ekmek parası için yarış eden bu sürücünün insanlığına bütün yolcular hayran kalmıştık.En küçük hayranı ise hastalanan çocuktu..

Küçük çocuğun annesi, yavrusunun üzerine giydirdiği eşofman gibi pijamayı çıkardı. Kirlenen çantayı bir güzel sildi. Tertemiz yaptı. Cebinden çıkardığı mendili su ile ıslatarak hasta çocuğunun yüzünü gözünü temizledi. Pendik durağında inmek için müsaede isteyen talebe çocuğa minnetle baktı.

-Yavrum sen bana yer verdin. Ben ise senin güzelim çantanı beledim. Hakkını helal et. Diye yalvarır gibi konuştu.

Bu çocuk mahzun bir şekilde inerken bana bir daha baktı. Evet anlaşılıyordu. Bunun üvey annesi vardı. Muhtemelen biraz sonra evinde azar işitecekti..

Bu önsezilere nasıl vardın derseniz.. Cevabım şöyle olur. 64 yıllık ömrümün büyük bölümü gurbet ellerde geçti. Neler gördüğümü bir ALLAH bilir, bir de ben…






Yorum (1) :: Etiketler : harem Gebze hattı,Çocuk,Anne,Öğrenci,Hasan Güler

Yorum Gönder

Yorum Başlık:


Yorumunuz:






1 yorum yazilmistir 2010-04-18 13:46:03 - :((((
Yazan: kediperisi
Hasan abi,pür dikkat, baştan sona okudum başınızdan geçenleri..üzüldüm, normalde sıksık olan şeyler bunlar aslında, yıllar önce ben de dolmuştayken arkamda birisi öyle yapmıştı ama sizin asla bir kabahatiniz olmaz, siz çantayı o çocuğa hamallık olmasın, rahatsız olmasın diye orada bıraktırdınız sakın kendinizi suçlu hissetmeyin, çocuğun gözleriyle sizi suçlar gibi bakmasına üzüldüm eğer gerçekten sezinlediğiniz gibi düşünüyorsa ayıp eder siz nereden bileceksiniz az sonra böyle bir şeyin olacağını! Ama üvey anne konusunda size katılmıyorum belki size öyle gelmiştir Hasan abi, çok hassassınız çünkü, belki üvey anne değil de, yurtta filan kalıyordur, çantayı kendi başına nasıl yıkayacağını düşünmüştür, bu arada asıl kabahat o kadında kabahat derken yanlış anlaşılmasın madem çocuğunun böyle bir huyu var, -araba tutuyor ya da hastaydı bilemiyorum- yanında birkaç poşetle daima arabaya binmesi gerekirdi, ama ilk kez olduysa kadın da bilemez tabii...üzülmeyin Hasan abi...inşallah o çocuğun anası üvey değildir ben de çok üzülürüm üvey anne üvey baba zulmüyle yaşamak zorunda kalan çocuklara Allah kimseyi anasız babasız bırakmasın ama şu da var öz ana babadan iyi olan üvey ebeveyn de olabiliyor tam tersine öz olup da zulmeden de çıkıyor yani hayat bu hiç akla hayale gelmeyen şeyler oluyor...
saygılar sevgiler Hasan abi

2 yorum:

Newbahar dedi ki...

Yolculuklarda çocukların rahatsız olması çok zor durumda bırakır insanı. Ama annenin bu duruma hazırlıklı olması gerek.
Öğrenciye gelince, acıdım haline. O çanta ne kadar silinirse silinsin o koku çıkmamıştır. Öte yandan sen iyilik yap sonrada başına bunlar gelsin.
Zor bir durum.

Sevgi ve selamlar

BİZDEN SELAM OLSUN dedi ki...

Sevgili Kardeşim
yazdığın yoruma çok sevindim.
Uzun zaman ara verdiğim yazılarıma tekrar başladım. Sizin sayfalarınıza da geleceğim. Yorumlar yazacağım. Sağlıkla kalın efendim..

 

Haber